Avrupa’da ekonomik sıkıntılar ve hükümetlere yönelik tepkiler sokaklara taşındı. Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler başkent Tiran başta olmak üzere birçok kente yayılırken kamu binaları hedef alındı, polisle göstericiler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Fransa’da ise Sarı Yelekliler, öğrenciler, çiftçiler, iklim aktivistleri ve sendikalar artan yaşam maliyetlerini protesto etmek için ülke genelinde eylem düzenledi.
İki ülkedeki gösterilerin ortak noktası ekonomik sorunlar ve yönetime yönelik tepkiler olsa da eylemlerin arka planında farklı siyasi ve toplumsal dinamikler bulunuyor.
ARNAVUTLUK’TA PROTESTOLAR ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ
Arnavutluk’ta aylardır süren hükümet karşıtı gösteriler, son günlerde daha geniş bir alana yayılarak şiddet olaylarına sahne oldu. Başkent Tiran’da başlayan eylemler Dıraç, İşkodra, Leş, Avlonya, Ergiri ve Görice gibi kentlere de sıçradı.

İlk olarak öğrencilerin öncülüğünde başlayan gösterilerde eğitim ücretlerinin ve kitap fiyatlarının düşürülmesi, hayat pahalılığıyla mücadele edilmesi talep edildi. Ortaöğretim öğrencilerinin de eylemlere katılmasıyla kalabalıklar büyüdü. Ancak kısa süre içinde gösterilerde tansiyon yükseldi. Maskeli eylemciler polise taş atarken güvenlik güçleri tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve copla müdahalede bulundu.
Çatışmalar sırasında bacağından yaralanan bir gencin acı içinde taşındığı görüntüler tepki çekerken, hükümetin özür açıklamaları da göstericileri sakinleştirmeye yetmedi. Eğitim Bakanlığı binasının bir katında yangın çıkarken başka kamu kurumları da saldırıların hedefi oldu.
YOLSUZLUK İDDİALARI TEPKİLERİ BÜYÜTTÜ
Arnavutluk’taki protestoların arka planında yalnızca ekonomik sıkıntılar bulunmuyor. Bakanlar ve üst düzey yetkililer hakkındaki yolsuzluk iddiaları da hükümete yönelik tepkileri artırıyor.
Daha önce yaklaşık 135 gün boyunca her akşam Tiran’ın merkezinde toplanan ve pembe flamingo figürünü sembol olarak kullanan göstericiler, Başbakan Edi Rama’nın istifasını istemişti. Bu hareketin ilk çıkış noktalarından biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ilişkilendirilen Adriyatik kıyısındaki büyük turizm projesiydi. Göstericiler, Avlonya yakınlarındaki bir adada lüks turizm yatırımı yapılması hâlinde flamingoların neslinin tehlikeye girebileceğini savunmuştu.

Kendilerini herhangi bir siyasi partiyle bağlantılı görmeyen hareketin üyeleri, “Rama hapiste, Berisha hapiste” sloganıyla hem iktidara hem de ana muhalefet lideri Sali Berisha’ya tepki gösterdi.
Aylar süren barışçıl eylemlerin talepleri karşılamadığı gerekçesiyle yeni gösterilerin daha sert bir aşamaya geçtiği değerlendirmeleri yapılıyor. Bazı genç göstericiler, önceki eylemlerin hükümet tarafından küçümsendiğini ve seslerinin duyulmadığını savunuyor.
BAŞBAKAN MUHALEFETİ SUÇLADI
Başbakan Rama, hasar gören binaları ziyaret ederek olaylardan muhalefet lideri Sali Berisha’yı sorumlu tuttu. Rama, cuma günü yaptığı açıklamada muhalefeti ülkeyi kaosa sürüklemekle suçladı ve istifa etmeyeceğini belirtti. Başbakan, meşru talepleri dinleme ve ülkeyi ileriye taşıma sözü verdi.
Berisha’nın liderliğindeki Demokrat Parti daha önce de gösteriler düzenlemişti. Ancak muhalefetin önceki eylemlerine katılımın son protestolardaki kalabalıkla kıyaslandığında daha düşük olduğu belirtiliyor. Bu durum, yaşanan olayların doğrudan Berisha tarafından organize edildiği iddialarına yönelik şüpheleri de beraberinde getiriyor.
Arnavutluk basınında yabancı istihbarat servislerinin olaylarda rolü olabileceğine ilişkin iddialar da yer aldı. Sırbistan’a yönelik suçlamalar gündeme gelirken, Rama da ülkenin Avrupa Birliği üyeliğine yaklaşmasının bazı yabancı aktörleri rahatsız ettiğini öne sürdü.
FRANSA’DA SARI YELEKLİLER YENİDEN SOKAKTA
Fransa’da ise Sarı Yelekliler, öğrenciler, çiftçiler, iklim aktivistleri ve sendika üyeleri artan yaşam maliyetlerine karşı ülke genelinde gösteriler düzenledi. Yerel medyada yer alan bilgilere göre yetkililer, ülke çapındaki eylemlere 170 bine kadar kişinin katılabileceğini öngördü.
Fransa’da 2018 yılında akaryakıt vergileri ve hayat pahalılığına tepki olarak ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketi, cumartesi günkü gösterilerde yeniden farklı toplumsal gruplarla bir araya geldi. İçişleri Bakanlığına yakın kaynaklara göre ülke genelinde yaklaşık 500 eylem ve 90’dan fazla gösteri planlandı.
Lille kentinde yaklaşık 20 kişi, Hauts-de-France Bölge Konseyi binası önünde toplanarak mücadelelerinin sürdüğünü belirten bir pankart açtı. Başkent Paris’te ise gösterilere 30 bin ila 60 bin kişinin katılması beklendi. Ana yürüyüşün Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayarak Place de Clichy’ye kadar devam etmesi planlandı.
Eylemler, haftalardır daha fazla eğitim bütçesi ve iyileştirilmiş öğrenim koşulları talep eden öğrencilerin gösterilerinin ardından geldi. Polis müdahalelerine yönelik eleştiriler de protestoların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
POLİS MÜDAHALESİ VE GÖZALTILAR
Fransa’nın farklı kentlerinde gösteriler sırasında gerginlik yaşandı. Lyon’da yaklaşık 100 göstericiyi dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanıldı. Rennes’de eylemcilerin yolu kapatmak amacıyla yanan barikatlar kurduğu bildirildi.
Marsilya’da çöp konteynerleri ve scooterlar kısa süreliğine Prado Bulvarı’nı trafiğe kapatırken polis yolu yeniden ulaşıma açtı.
Paris Emniyet Müdürlüğü, sabah saat 09.30 itibarıyla başkent bölgesinde 40 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Gözaltıların çoğunun yasaklı koruyucu ekipman veya silah taşıma şüphesiyle uygulandığı belirtildi.
Öte yandan yaklaşık 100 kişinin CNews televizyonunun Paris’teki merkezini hedef aldığı, otopark girişini kapattığı, cisimler fırlattığı ve camları kırdığı bildirildi. Olayla bağlantılı olarak 21 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.
Paris’te Elysee Sarayı, başbakanlık binası ve Şanzelize Caddesi çevresinde gösteriler yasaklandı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise cuma günü yaptığı açıklamada göstericilere sakin olmaları ve insanlara ve kamu mallarına saygı göstermeleri çağrısında bulundu.
